dağ
Büyüt
K2, Himalaya 

Dağ nedir?

Çevresine göre çok yüksek olan yeryüzü şekli. Her yüksek yeryüzü şekli dağ değildir. Tepe ismi verilen yeryüzü şekliyle dağ arasındaki fark, kapladığı sahanın büyüklüğü ile yüksekliğidir. Dağlar tepelere göre daha geniş saha kaplar ve yükseklikleri tepelerden çok fazladır. Tabanının genişliği ve yüksekliğinin çok fazla olmasına rağmen tepesi düz olan yerler dağ niteliği taşımaz. Böyle yüksekliklere yayla adı verilir. Bir yükseltinin (engebenin) dağ olabilmesi için, tabanının geniş ve yüksekliğinin fazla olmasının yanında tabanı üzerine oturtulmuş bir koni şeklinde tepesinin çok dar bir yüzeye sahip olması gerekirdağ

Dağlar tek tek engebeler halinde olabildikleri gibi yanyana sıralanmış şekilde de bulunurlar. Birbirinin devamı şeklinde uzanan dağlara sıradağlar denir. Dağların çok olduğu, sarp ve dik yamaçların sık sık rastlandığı, aralarında yüksek yaylaların bulunduğu geniş bölgelere "dağlık bölge" ismi verilir. Dağların deniz seviyesinden olan yüksekliklerine "dağın mutlak (salt) yüksekliği", eteklerinden itibaren doruğa kadar olan yüksekliklerine ise "dağın nisbi (bağıl) yüksekliği" denir.

Dağlar hakkında araştırma yapan bilim dalına oroğrafya adı verilir. On dokuzuncu asır ortalarında gelişmeye başlayan oroğrafya, dağları dış görünüşleri bakımından inceler. İç bünyelerini inceleyen bilim dalı ise jeolojidir. Dağların dış görünüşleri itibariyle incelenmesi iki yönde olur: a) Biçimleri (görünüşleri) bakımından, b) Meydana geliş şekilleri bakımından.

Görünüş bakımından, alçak, orta yükseklikte, yüksek, tek dağlar, sıra dağlar, geçitli, geçitsiz dağlar, dilinmiş, yıldız şeklinde uzanışlı (bir noktadan her yöne doğru dağ kollarının açılarak uzanışı), kuş tüyü uzanışlı (kuş tüyü veya yaprak damarları gibi uzanan) ve ızgara uzanışlı dağlar şeklinde isimler alırlar. Meydana geliş şekilleri bakımından dağlar incelenirken de genel olarak ikiye ayrılır:1) Meydana geliş

zamanlarına göre, 2) Meydana geliş hadiselerine göre.

Meydana geliş zamanlarına göre dağlar genç ve eski dağlar olarak ayrılır. Sarp, keskin çizgiler taşıyan dağlar, uzun zaman dış tesirlere maruz kalmadığı için yakın bir geçmişe sahiptir. Yumuşak çizgiler taşıyan bir dağın erozyona uğradığı, yani çok eski zamanlarda meydana geldiği anlaşılır. Bu tarifler genel olup, bazı özel durumlarda bunların tersi olduğu da görülür.

Dağlar genellikle kırılmalar, kıvrılmalar veya yanardağ püskürmelerinden meydana gelmiştir. Bu sebepten kırık dağlar, kıvrım dağlar ve yanardağ isimleri de verilir. Yerkabuğunun iyice sertleşip, kırılgan bir özellik almış bulunan bölümlerinin çeşitli yer hareketleri sonucu kırılarak (fay kaymaları bu şekildeki bir harekettir) meydana gelen dağlara "kırık dağlar" denir. Yurdumuzda Batı Anadolu’daki bazı dağlar ve Orta Avrupa ile Orta Asya’nın bazı dağları kırık dağlardır. Yerleşmiş eski yığınlar kuşağının aralardaki oynak ve kıvrılabilen bölümlerinin yan taraflarda meydana gelen sıkıştırma gibi hareketler neticesinde sıkışma ve kıvrılmalarından meydana gelen dağlar, "kıvrım dağları" ismini alır. Yeryüzünde genellikle birbirine paralel olan sıradağlar kıvrım dağlardır. Türkiye’de kuzey ve güneydeki sıradağlar, Avrupa’da Pirenelerden Asya’da Himalaya Dağlarına kadar olan dağ silsilesi ve Amerika kıtasının batısını bir uçtan diğer uca kateden sıradağlar kıvrım dağlarıdır. Yer kabuğunun zayıf, dayanıksız yerlerinin yer merkezindeki lavların püskürmesi neticesinde meydana gelen, yapısı, yüksekliği ve biçimi püskürme olaylarına bağlı olan dağlar "volkan dağları" veya yanardağ ismiyle anılırlar. Yurdumuzdaki Ağrı, Süphan, Erciyes, Nemrut, Karadağ, Karacadağ birer yanardağdır.

Sözlükte "dağ" ne demek?

1. Yerkabuğunun çıkıntılı, yüksek, eğimli yamaçlarıyla çevresine egemen ve oldukça geniş bir alana yayılan bölümlerine verilen ad; büyük üzüntü, acı.
2. Yaban, yabani; iyileştirmek için vücudun sayrılıklı bölümünde kızgın bir araçla yapılan yanık.
3. Kızgın bir demirle vurulan damga; nişan.

Dağ kelimesinin ingilizcesi

n. mountain, mount